Damla Sakızlı Kahve
Damla Sakızlı Kahve İki Bitkisel Ürünün
Birleşimi İşe Oluşan Muhteşem Bir Karışımdır;belkide
dünyada bir birine bu kadar aroma olarak uyan başka bir
karışım bulunmamaktadır.Yüzyıllardır Ege Bölgesinde
Sakız AğaçlarınınYer Yetiştiği yer olan Çeşme ve
Alaçatıda tüketilmesine karşın tüm Türkiye geneline
yayılması turizmin bu bölgelerde gelişmesi ile olmuş ve
heryerde en çok tüketilen Türk Kahvesi Çeşidi haline
gelmiştir.
Damla Sakızlı Kahve İçinde Yer Alan Bileşenler

Damla Sakızı
Doğal damla sakızının en son
toplanmasından sonra bütün üreticiler "Tahtatrisma"
denilen işlemi uygularlar. (Tahtarisma: Doğal damla
sakızının yapraklardan ve topraktan arınması için
elenmesi işlemidir.) Daha sonra sabunu soğuk suda
çözerek, bol sabun köpüğü ile, doğal damla sakızını
yıkarlar ve iyice durularlar. Bu işlem bir kaç kez
tekrarlandıktan sonra, doğal damla sakızı, evlerde iyice
kuruması için serilir. Doğal damla sakızı kuruduğunda
evin kadınları, yazın evin dışında oturarak, kışın ise
şirketlerin içinde "Tsibima veya pecking" tabir edilen
işlemle meşgul olurlar. Tsibima veya Pecking sırasında
doğal damla sakızı damlalarına yapışmış olabilecek bütün
yabancı maddeler ayıklanır.
İlk temizleme tamamlandıktan sonra, her üretici bütün
ürettiğini Doğal Damla Sakızı Üreticileri Birliği'ne
götürür. Orada Birliğ'in teknik elemanları bütün
kategorilerin kontrolünü yapar. Daha sonra Birlik,
ağırlık listesini yayınlar ve doğal damla sakızının alım
ve pazarlama işlerini üstlenir
Kahve
Kahve’nin anavatanı olan Etiyopya’nın
yüksek yaylaları, yabani kahve bitkisinin doğal olarak
yetiştiği bölgelerde yerli halk bu bitkinin tanelerini
un haline getirip bir çeşit ekmek yapıyordu. Meyveleri
kaynatıldıktan sonra suyu içilmek suretiyle tıbbi amaçlı
kullanılıyor ve "sihirli meyve" olarak adlandırılıyordu.
Kahve, ünüyle birlikte hızla Arap Yarımadası'na yayıldı
ve 300 yıl boyunca Habeşistan'da keşfedilen yöntem ile
içilmeye devam edildi. 14. yüzyılda ise yepyeni bir
keşif ile ateşte kavrulan kahve çekirdekleri, ezildikten
sonra kaynatılarak içime sunuldu. Kahve’yi ilk olarak
işleyip içmeye başlayan Yemen'deki sufi tarikatıdır.
Buradan 1470’li yıllarda Aden’de , 1510’da Kahire’de
1511’de Mekke ‘de görülmüştür.
Yavuz Sultan Selim döneminde,
1517'te, Yemen Valisi Özdemir Paşa, Yemen'de içtiği ve
çok sevdiği kahveyi İstanbul'a getirmiştir.